Üzgün Whatsapp Durumları

Merhabalar bu konumuzda üzgün whatsapp durumları konusunu ele alacağız elimizden geldiği kadarıyla sizlere en iyi şekilde hizmet vermeye devam ederken ben ve ekip arkadaşlarım tarafınca oluşturulan sözlere her zaman daha iyiye doğru ilerlemeye de çalışacağız.

Yanıltmasın seni melek bakışlar, bazılarını şeytan bile ayakta alkışlar.

İnsan, yarası yarasına denk geleni seviyor demek ki..

Sevenler değer bilseydi eğer bu dünya cennet olurdu güzelim.

İtle köpekle uğraşacak vaktim olsaydı veteriner olur, insan gibi görünen hayvanları tedavi ederdim.

Bakma bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma ben hep gülerim ve gülerken kimse yalan olduğunu anlamaz.

Mendil satan çocuğun burnunu koluyla silmesi kadar acımasız bu hayat.

Ey Hayat! Daha fazla yorma beni. Ben fazlasıyla ödedim senin uğruna kaybettiklerimin bedelini. 

Çok gülüyorsun bu aralar .” diyorlar… ” Saklayacak çok acım var.” diyemiyorum.

Mevsimin suçu yok, yokluğun soğuk.

Tuttuğun onlarca balığı değilde, kaçan o bir taneyi düşünmekten batar genzine o kılçık..

Hayat işte çok seversin olmaz..

Her tesadüf bir başlangıçtır; finali sen oynarsın, perdeyi kader kapatır.

Seni seviyorum diyenin aşkından şüphe et. Çünkü; Aşk sensiz ve dilsizdir.

Yalan dünyanın ipine takılmışız, kurtulalım derken hep dolanmışız!

Seni affedecek kadar olgunum ama tekrar güvenecek kadar aptal değilim.

Yıkıldı yolunu bekleyen şehir şimdi gelsende bir gelmesende bir.

Ömrünü verecekmiş gibi hayatınıza girenler, ömrünüzü alır giderler.

Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde, bir türlü kendimi avutamadım.

Kimi yaralar kapanır “İzi” kalır, kimi yaralar kapanır “Sızı” kalır.

Beni hep yanlış anladın zaten sen. ‘Geleceğim’ ol demiştim, ‘gel ecelim’ ol değil.

Sakın yalnış anlama kendimi yitirmiş değilim. Sadece sende kayboldum o kadar.

Nokta koyduysan bir kere, çevirmeyeceksin onu virgüle. Ne soru kalmalı ne de tek bir soru işareti geriye.

İnsanın yaşı kaç olursa olsun, ağlarken hep kimsesiz bir çocuktur.

Bu saatten sonra ben başkası için yazarım, sen kendin için okursun.

Doğru insanı arayıp durmuş herkes aşık olmak için. Kimse uğraşmamış doğru insan olmak için.

Seni en çok hak edene değil, sefil edene gidiyor bu yürek.

Ağacın yaprakları gibi döküldük seninle ayrı yerlere. Oysa ne hayaller kurmuştuk aynı dalın üzerinde.

Hep şerefe diyip kaldırırdın kadehi, ben ise hep mutluluğa kaldırırdım. Senin şerefe ihtiyacın vardı, benim ise mutluluğa.

Seni aklıma getirecek o kadar çok şey varken, seni yanıma getirecek hiç bir şey yok.

Gidene kal demeyenlerdeniz, kalana da git demeyenlerdeniz, çünkü biz çok merhametliyiz.

Hani ne derler, onu sevdiğim gün idam ipinde bekleyişim, ayrıldığım gün ipimin çekilişi oldu. Yokluğuna hüküm giydim.

Hiç olmadın benim için belki de çoktun ama olsun ben hep sana şiirler yazdım.

Ağlama kalbim katilini ben çok sevdim.

13 yorum var
  1. Bir kanepeye sığardık,sevgiyle.
    Ne zamân,dünyâya kapıldık biz?
    Mobilyamız vardı,insana yer yoktu artık kalbimizde.
    lütfen daha fazla Cahit Zarifoğlu sözlerine yer verirmisiniz ?

  2. Deli olacağım, yahut öleceğim dersem yalan söylemiş olurum. İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Ben de yaşayacağım…

    Sebaattin Ali’nin bu sözünü çok severim buda ben size gelsin

  3. “Sizin her şeyine karışan değil de tökezlediğin yerde sana yol gösteren insanların elinden tutun, bütün mevzu bu.”

    🙁 🙁

Durma Sende Bir Yorum Yaz :)

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.